Uzmanlar Açıkladı: Kovid-19 Aşılama Çalışmalarında...

Uzmanlar Açıkladı: Kovid-19 Aşılama Çalışmalarında…

Yaklaşık iki yıldır Kovid-19 salgınıyla mücadele veren ülkemizde, son zamanlarda aşılama hızı günlük 600 bin doza ulaştı.

Çin’de başlayan ve hızlıca tüm dünyaya yayılan koronavirüs salgını birçok kişinin yaşamını kaybetmesine neden olmuştu. Ülkemizde salgının görülmeye başladığı günden beri canla başla çalışan Sağlık Bakanlığı, salgınla mücadelede en etkili yöntem olan koronavirüs aşısında günlük yaklaşık 600 bin doza ulaştı. Uzmanlar, bu aşılama hızıyla gidilirse 2 ay kadar bir süre normal yaşantıya dönülebileceğini belirterek, vatandaşları aşı olmaları için uyardı.

Aşılama çalışmalarıyla ilgili son durumu sık sık merak edenlerle paylaşan Sağlık Bakanlığı, koronavirüs aşılamasında günlük 600 bin doz sınırına ulaştı. Aşılamada kazanılan bu hız uzmanlar tarafından sonbaharda normale dönebiliriz olarak yorumlandı. 

AŞI YENİ VARYANTI ÖNLER

Hürriyet’in haberine göre, Ankara Üniversitesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Necmettin Ünal, hız kesmeden devam eden Kovid-19 aşıları hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Ünal, aşılamada hız kazanıldığını ancak nüfusun yaklaşık 70 ve 80’inin aşılanması gerektiğinin altını çizerek, ‘Türkiye aşılama hızını arttırdı ancak ülke aşılama kapasitesinin 600 binin üzerinde olduğunu düşünüyorum. Toplumsal bağışıklığın oluşması için toplumun yüzde 70-80’inin aşılanması gerekiyor. Aşılama hızını biraz daha arttırır ve günlük 1 milyona çıkarsak iki ayda bu iş biter. Bu durum Türkiye’ye özgü yeni varyantlar ortaya çıkmasına da engeller. Toplumdaki bağışıklık sahibi kişilerin oranı ile ilgili olarak tedbirler tabii ki gevşetilecektir. Rakamlar Sağlık Bakanlığı’nın elinde var. Ancak maske ve mesafe tedbirlerinin gevşetilmesinde aceleci olmamakta fayda var. Özellikle yabancılarla kontakta, aşı olmayanlarla aynı ortama girildiğinde maksimum koruma tedbirleri almak şart’ şeklinde konuştu.

Aşı olmayanlara dair yapılacak yeni düzenlemelere de değinen Prof. Dr. Necmettin Ünal, tekrar bir vaka artışı yaşanmaması için tedbirlerin alınması gerektiğini belirterek, ‘İsrail başta olmak üzere aşı olmayanlarla ilgili önemli tedbirler alınıyor. Dini aktiviteler dahil, sinema tiyatro maçlar gibi toplu aktivitelere aşısız kişilerin girmesi bu ülkede yasak. Doğru mu? Bence bulaşı engellemek açısından doğru. Yapılabilirliği de bir yere kadar. Türkiye’de de böyle kurallar getirilebilir ama bu siyasi bir tercihtir. Ancak her kuralı devletin getirmesi gerekmiyor. Bir fabrika düşünün patron diyor ki ‘üretim kapasitesini düşürmemek için aşı olmayan kişileri çalıştırmayacağım’. Bu çok önemli bir girişim olmaz mı? Yani artık özel girişime de karar almak için sorumluluk düşüyor’ diye konuştu. 

YENİ VAKALAR GİDEREK AZALACAK

Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Başkanı Prof. Dr. Barış Otlu, ülkemizde giderek hızlanan Kovid-19 aşısı çalışmalarının çok güzel sonuçlar verdiğini dile getirdi. Prof. Dr. Barış Otlu, ‘Sağlık Bakanlığımız tarafından uygulanan koronavirüs aşılama programı ülkemizde giderek hızlanarak, aşıya erişim toplumumuzun büyük bir kesimi için mümkün hale gelmiştir. Aşılamada bizden önde olan ülkeler model alındığında aşı programında yaşanan bu ivmenin etkisini birkaç ay içerisinde daha belirgin olarak göstereceğini, yeni vakaların ve hastaneye yatışların oldukça azalacağını öngörebiliriz. Bu durum, mutlaka alınan önlemlere de yansıyacak ve hayat giderek normale dönecektir. Ülkemizde aşılama programı kapsamında kullanılan tüm aşılar, gerekli güvenlik testlerinden geçirilmektedir. Gelişebilecek yan etkiler tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sıkı bir şekilde takip edilmektedir. Uygulanmakta olan aşı programına destek vermek, pandemi ile yapılan mücadelenin başarısı açısından çok önemlidir. Alınan önlemlerle ve giderek yaygınlaşan aşılama ile yıl sonuna kadar alışmış olduğumuz normal düzenimize dönebileceğimizi düşünüyorum’ açıklamasında bulundu.

ESKİ NORMALE SONBAHARDA DÖNEBİLİRİZ

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalında görev yapan Prof. Dr. İsmail Balık, uygulanan koronavirüs aşılarının günlük dozunun artırılması durumunda sonbahar gibi normale dönülebileceğine dikkat çekti. Prof. Dr. İsmail Balık,’ Günde 1 milyon doz aşı uygulanması durumunda temmuz ayı sonuna kadar toplumsal bağışıklık hedefine erişiriz. Sonbaharda ise eski normalimize dönebiliriz. Elbette bu, aşı tedarikinde sorun kalmamasına ve insanların aşı olmak konusundaki uyumuna bağlı. Toplumun en az yüzde 60’ı aşılandığında hastalık ‘salgın’ formundan çıkıp az sayıda enfeksiyon vakası olarak görülmeye, artık toplumu ciddi şekilde etkilememeye başlayabilir. Elbette bu süreçte aşı olmamış kişiler için risk devam edecektir’ şeklinde konuştu.

RANDEVULARA TALEP ARTTI

Bilim Kurulu Üyeleri arasında yer alan Prof. Dr. Levent Akın, Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı aşılama çalışmalarının devam ettiğini, aşıya olan ilginin arttığını ve şu an aşı randevularının yüzde 99’a çıktığının altını çizerek, ‘Aşıtedariki arttığı için Sağlık Bakanlığı hızlı biçimde toplumun tüm kesimlerini aşılamaya çalışıyor. Randevuların doluluk oranlarının yüzde 99’a çıktığı açıklandı. Artık aşı kuyrukları oluşuyor. Günde yarım milyon kişi aşılanırsa temmuzun ortasına kadar 50-60 milyon kişiye en az bir doz aşı uygulanmış olacak. Yani bu hızla giderse sonbahara girerken toplumda istenilen ölçüde en az iki doz aşı yapılmış kişi sayısına ulaşılacak. Bu durum da çok düşük sayıda yeni vaka görülmesini sağlar. Bu nedenle ısrarla söylemek istediğim konu, kapalı mekanlarda ve pazar yerleri, alışveriş merkezleri, sokaklar gibi kalabalık yerlerde maske ve mesafe kurallarına uyulması gerektiği’ dedi.

TEMMUZUN İKİNCİ YARISINDAN SONRA

Yaz aylarının gelmesiyle daha dikkatli olunması gerektiğine, aşılama olsa dahil bir süre daha maske, mesafe, temizlik kuralına uyulması gerektiğini belirterek devam etti: ‘Hava sıcaklığının artması virüsün bulaşma ihtimalini azaltmaz. Ancak bu mevsimde insanlar açık alanlarda daha çok bulunduğu için yakın temas olasılığı düşer, hastalığın bulaşma ihtimali de bu nedenle azalır. Hem aşılama hızının artması hem de mevsimsel avantajlar nedeniyle vaka sayılarındaki düşme toplumda sosyal aktivitelerin yaşanmasında bir rahatlık sağlayacaktır. Ancak bu rahatlık hastalığın ortadan kalktığı anlamına gelmeyecek. Tedbirlerin gevşetilmesi kontrollü olmalıdır. Temmuzun ikinci yarısından sonra mesafe ve maske kurallarına dikkat edilerek her türlü sosyal aktivite yapılabilir. Sonbahara girerken tedbirler yeniden gözden geçirilecektir’ açıklamasında bulundu.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir