Naci Ağbal’ın 132 günü: Ne dedi, ne yaptı, neden gönderildi?

2020’de 6 Kasım Cuma gününü 7 Kasım Cumartesi’ye bağlayan gece yarısı bir Cumhurbaşkanı Kararı ile Merkez Bankası (TCMB) Başkanlığı görevine atanan Naci Ağbal, 132 günlük kısa bir sürenin ardından yine bir Cumhurbaşkanı Kararı ile görevden alındı.

Karar yine cumayı cumartesiye bağlayan bir gece yarısı alındı.

NEDEN GELDİ?

Ağbal, TL’nin değerinin dibe vurduğu ve TCMB rezervlerinin tükendiği bir noktada göreve geldi.

Ağbal’ın göreve gelmesinin hemen öncesinde dolar/TL 8,57 ile zirveyi görmüştü. TCMB’nin swap (takas) ile yurt içi ve yurt dışı bankalardan aldığı ödünç rezervler hariç tutulduğunda net rezervi yaklaşık -48 milyar dolara gerilemişti.

TCMB’nin faizi enflasyonun altına çekmesi ve BDDK’nın kredi artışını zorunlu tutan uygulamalarıyla 2020’de TL kredi hacmi artışı 700 milyar TL’yi aşarak rekor kırarken, bu durum cari açık ve enflasyon ile birlikte döviz kurlarının da kontrolden çıkmasına neden olmuştu.

Pandemi kaynaklı sorunların ve ekonomi yönetimine ilişkin genel hoşnutsuzluğun yanına bir de eksi reel faiz olgusu da eklenince, yabancı sıcak para da ülkeyi büyük oranda terk etmişti.

Enflasyon ekim sonunda yüzde 11,89’a ulaştığında, TCMB’nin politika faizi yüzde 10,25 seviyesindeydi.
Ağbal, faiz artışı yoluyla yabancı sıcak parayı tekrar çekerek döviz kurlarını düşürme ve enflasyonu kontrol altına alma misyonuyla göreve geldi.

NE YAPTI?

Ağbal’ın göreve gelmesinin hemen ardından Beray Albayrak’ın da Hazine ve Maliye Bakanlığı görevinden ayrılması ve Cumhurbaşkanı’nın faiz artışına onay sinyalleri, döviz kurlarında geri çekilme sağladı.

8 Kasım’da bankacılarla görüşen ve 9 Kasım’da ilk yazılı açıklamasında enflasyonla mücadele mesajı veren Ağbal, 19 Kasım’da başkanlık ettiği ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini yüzde 10,25’ten yüzde 15’e çekti.

16 Aralık’ta ilk kez kameraların karşısına geçen Ağbal, 2021 Para ve Kur Politikası metninin sunumunda sıkı para politikası ve enflasyonla mücadele vurgusu yaptı.

24 Aralık’taki PPK toplantısında faizi, yüzde 15’ten yüzde 17’ye yükselten Ağbal, 150 baz puan olan piyasa beklentilerinin de üzerine çıkmıştı.

25 Aralık’ta TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda milletvekillerinin karşısına geçen Ağbal, bir kez daha enflasyonla mücadelede kararlılık vurgusu yaptı ancak milletvekillerinin eriyen rezervlerle ilgili sorularını yanıtsız bıraktı.

31 Aralık’ta piyasanın “şeffaflık” talebine yanıt olarak bankalarla yapılan swap işlemleri ve rezerv verilerinin daha sık paylaşılacağı duyuruldu.

21 Ocak ve 18 Şubat’taki PPK toplantılarında faizi sabit tutan TCMB, risklere işaret ederek uzun süre faiz indirimi olmayacağının mesajını verdi.

18 Mart’taki toplantıda ise, enflasyon ve döviz kurlarındaki artışın etkisiyle, politika faizi yüzde 17’den yüzde 19’a çekildi. Piyasa beklentisi olan 100 baz puanın üzerine çıkılması, piyasayı şaşırtırken, 7,50’nin üzerindeki dolar/TL kuru 7,20’ye kadar geriledi.

NEDEN GİTTİ?

Cumhurbaşkanı Kararı’nda, Ağbal’ın neden görevden alındığına ilişkin bir ifade yer almadı ancak önceki günkü faiz artışı kararının ardından Ağbal, hükümet yanlısı medya tarafından sert şekilde eleştirilmişti.

Ağbal’ın görevde kaldığı 132 günde, Cumhurbaşkanı Erdoğan çok sık olarak faiz politikalarına değinmese de 22 Ocak 2021’de yaptığı açıklamada Merkez Bankası’nı eleştirmiş ve “Şimdi bizim arkadaşlar da bana kızıyor biliyorum ama kusura bakmasınlar. Eğer ben bu ülkenin başkanıysam, cumhurbaşkanıysam ben bunu anlatmaya devam edeceğim. Çünkü ben yüksek faizle ülkemin kalkınacağına inanmıyorum” demişti.

Ağbal döneminde faiz artışlarıyla dolar/TL kuru 8,57’den şubatta 6,89’a kadar çekilse de, sonrasındaki dönemde üç nedenle kurlar tekrar yükselişe geçti.

ABD’de tahvil faizlerindeki yükseliş, Türkiye’nin bağımlı olduğu enerji başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki sert yükseliş ve rezerv tartışmalarıyla birlikte Berat Albayrak’ın geri dönebileceği iddiaları, döviz kurlarını da yukarı itti.

Ekim sonunda yüzde 11,89 olan enflasyon, şubatta yüzde 15,61’e yükseldi.

Enflasyon artışı, büyük oranda geçmiş dönemdeki kredi ve kur artışlarının birikimli etkisi, beklentilerdeki bozulma ve ithal emtia fiyatlarındaki artışla gelmişti ama erken seçim ihtimalinin de arttığı bir konjonktürde yüksek faize daha fazla tahammül edilmedi.

Şimdi, Ağbal döneminde yüksek faiz ve sıkı para politikası vaatleriyle gelen yaklaşık 18 milyar dolarlık sıcak paranın yönünün ne olacağı ve 7,20’ye gerileyen kurun nereye gideceği merak ediliyor.

İlginizi ÇekebilirNaci Ağbal'ın görevden alınmasına tepkiler: Ekonomik intiharNaci Ağbal’ın görevden alınmasına tepkiler: Ekonomik intiharİlginizi ÇekebilirFT'den Naci Ağbal yorumu: Şok adımFT’den Naci Ağbal yorumu: Şok adımİlginizi ÇekebilirMerkez Bankası Başkanı Naci Ağbal görevden alındıMerkez Bankası Başkanı Naci Ağbal görevden alındı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir